Billy Holiday 'im geldi aniden.
Genelde dinlemem oysa. Yalnızca tatildeyken, teknedeyken, Dalyan'da izbe bir barın köşesinde kız arkadaşımla demlenirken, yanaklarım güneşten, kalbim aşktan yanmış bir halde akşam yemeğine hazırlanırken...iyi gelir bana.
İçinde kaybolmaya alıştığım varoluşçu girdaplarımdan kurtarır beni o çapkın sesi. Geçicidir hayat. Yaşandığı anda bizi tutsak eden tutkular bir tüy kadar hafiftirler onun şarkılarında. Yudumlarken şarap kadehimden, ne dertler, ne eskiler, ne bilinmeyenler rahatsız eder beni. O anda yalnızca müzik vardır. Ve de anlık anılarım... Yeni sevgilim, hiç tanımadığım ayak üstü sohbet arkadaşım, neşeli insanların kahkahaları, bir kase fındık fıstık, bedenimi sarıp sarmalayan tatlı bir yaz rüzgarı, başka hiç bir yerde olmak istememenin verdiği huzur, endişelenmeden olmak, yaşamak, yaşamak, yaşamak...
Bu yüzden tatile yakışır Billy Holiday.
Bu gece de görevlerimi yarım da olsa tamamlamanın keyfi içinde oturdum bilgisayarın karşısına. Yarın ki dersimin hazırlıkları tamam. Mutfağı kocam topladı. Çocuklarım uyudu. Küçüğüm hafif ateşli de olsa yarına tamamen iyi olacağına inanıyorum. Gündüz okuduğum Van Gogh makalesi hala aklımda. Benimle aynı yaşta iken delirmiş, yalnızlıkların, umutsuzlukların dibine vurarak... Onu düşünüyorum.. "Boşver gitsin aldırma" değilim bu gece ama başka hiç bir yerde olmak istemiyorum...
Billy Holiday'im geldi sebepsiz... İyi oldu.. Çok iyi oldu........
Day to day adventures of a full-time mother, wife, daughter and last but not least an unrelenting lover of life.
Thursday, 15 March 2012
Thursday, 8 March 2012
ENTEL DANTEL!
Gerçek bir entellektüel olmanın ne kadar çok şey bildiğinle her zaman doğru orantılı olmadığı kanısına vardığımdan beri kendimi çok entel hissediyorum. Ömrüm boyu arkasından gizlice takip edip, hiç önüne çıkma cesaretini gösteremediğim bu kelime artık bana çok sıcak geliyor.
Bilgiye ulaşmanın dayanılmaz kolaylığından olsa gerek 2000'li yıllar içimdeki bilgi canavarını ortaya çıkardı sanki. Bir tıkla bir dünya ayaklarımın altına seriliyor. Ortaokul yıllarımda en favori kitaplarımdan kim / nasıl / nerede ansiklopedilerimi koklaya koklaya okuduğum günlerdeki heyecanım tamamen geri gelmiş durumda.
Ne kadar çok şeyi bilmediğimi farkettiğimden beri okuyorum. Kazdıkça derinleşen bir kuyunun içine girdiğimi bile bile. O kadar büyük bir açlık var ki bende daha önce tanımlayamadığım. Selam verip geçmek değil amacım, durup sohbet etmek yabancı dünyalarda. Hatta gecelemek gönlümün dilediğince.
Kelimenin geçtim karşısına. Asıl manasıyla entellektimi geliştirmenin tutkunuyum ben. Her günün ayrı bir gün olmasının peşindeyim. Hindistan'dan bir filozof, adını hiç duymadığım bir ülke, Bukowski, dilbilgisinden ortaçlar ve ulaçlar, Kanuni Sultan Süleyman...Biraz entel biraz dantel....
Çok keyif...
Bilgiye ulaşmanın dayanılmaz kolaylığından olsa gerek 2000'li yıllar içimdeki bilgi canavarını ortaya çıkardı sanki. Bir tıkla bir dünya ayaklarımın altına seriliyor. Ortaokul yıllarımda en favori kitaplarımdan kim / nasıl / nerede ansiklopedilerimi koklaya koklaya okuduğum günlerdeki heyecanım tamamen geri gelmiş durumda.
Ne kadar çok şeyi bilmediğimi farkettiğimden beri okuyorum. Kazdıkça derinleşen bir kuyunun içine girdiğimi bile bile. O kadar büyük bir açlık var ki bende daha önce tanımlayamadığım. Selam verip geçmek değil amacım, durup sohbet etmek yabancı dünyalarda. Hatta gecelemek gönlümün dilediğince.
Kelimenin geçtim karşısına. Asıl manasıyla entellektimi geliştirmenin tutkunuyum ben. Her günün ayrı bir gün olmasının peşindeyim. Hindistan'dan bir filozof, adını hiç duymadığım bir ülke, Bukowski, dilbilgisinden ortaçlar ve ulaçlar, Kanuni Sultan Süleyman...Biraz entel biraz dantel....
Çok keyif...
Subscribe to:
Posts (Atom)