Thursday, 15 March 2012

Billy Holiday only on a Holiday

Billy Holiday 'im geldi aniden.

Genelde dinlemem oysa. Yalnızca tatildeyken, teknedeyken, Dalyan'da izbe bir barın köşesinde kız arkadaşımla demlenirken, yanaklarım güneşten, kalbim aşktan yanmış bir halde akşam yemeğine hazırlanırken...iyi gelir bana.

İçinde kaybolmaya alıştığım varoluşçu girdaplarımdan kurtarır beni o çapkın sesi.  Geçicidir hayat. Yaşandığı anda bizi tutsak eden tutkular bir tüy kadar hafiftirler onun şarkılarında. Yudumlarken şarap kadehimden, ne dertler, ne eskiler, ne bilinmeyenler rahatsız eder beni. O anda yalnızca müzik vardır. Ve de anlık anılarım... Yeni sevgilim, hiç tanımadığım ayak üstü sohbet arkadaşım, neşeli insanların kahkahaları, bir kase fındık fıstık, bedenimi sarıp sarmalayan tatlı bir yaz rüzgarı, başka hiç bir yerde olmak istememenin verdiği huzur, endişelenmeden olmak, yaşamak, yaşamak, yaşamak...

Bu yüzden tatile yakışır Billy Holiday.

Bu gece de görevlerimi yarım da olsa tamamlamanın keyfi içinde oturdum bilgisayarın karşısına. Yarın ki dersimin hazırlıkları tamam. Mutfağı kocam topladı. Çocuklarım uyudu. Küçüğüm hafif ateşli de olsa yarına tamamen iyi olacağına inanıyorum.  Gündüz okuduğum Van Gogh makalesi hala aklımda. Benimle aynı yaşta iken delirmiş, yalnızlıkların, umutsuzlukların dibine vurarak... Onu düşünüyorum.. "Boşver gitsin aldırma" değilim bu gece ama başka hiç bir yerde olmak istemiyorum...

Billy Holiday'im geldi sebepsiz... İyi oldu.. Çok iyi oldu........

No comments:

Post a Comment